Medialog Platformu, Garipoğlu örneği üzerinden “medyada şiddet”i masaya yatırdı. İlki Tarık Zafer Tunaya'da düzenlenen panelde çoğu medyanın şiddete detaylıca yer verdiği eleştirildi.31.10.2009.
Medyadaki şiddet görüntülerinin kullanılış şekli ve okurlar üzerindeki etkilerinin tartışıldığı panel, yazar, akademisyen ve internet haber editörlerini bir araya getirdi. Şiddet unsuru içeriklerin veriliş şeklinin ve dozajının tartışma konusu olduğu panelde genel olarak konuşmacılar, medyada aşırılığa kaçan şiddet içerikli yayının yer aldığını ancak medya kuruluşlarının varlıkları ve ticari kaygılar nedeniyle bunun önüne geçemediğini dile getirdi. Panelde konuşan Star Gazetesi Yazarı Ergun Babahan'ın özellikle Karabulut cinayetini dile getirirken, "Ben bu haberin bu şekilde verilmesine karşı değilim. Ben olsam daha geniş kullanırdım." demesi tartışmaya neden oldu. İnternet haber sayfası editörü Dilek Yaraş, "O kızın yerinde kendi kızınız olsaydı yine bu haberi böyle mi verirdiniz?" diye sorması üzerine Babahan'ın cevabı, "Evet, yapardım." oldu.
Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde düzenlenen Gündem Medya Toplantıları, "Medyada Şiddet: Garipoğlu Örneği" başlıklı paneline Star gazetesinden Yazar Ergun Babahan, Milliyet gazetesinden Mehveş Evin, Bilgi Üniversitesi'nden Esra Elmas ve İnternet sayfası editörü Dilek Yaraş konuşmacı olarak katıldı.
Esra Elmas, Münevver Karabulut cinayeti sonrasında medyada yer alan haberlerle ilgili sunum yaptı. Haberlerin medya kuruluşlarına göre değişiklik gösterdiğini ancak şiddet içeriği olarak birçoğunun aynı noktada bulunduğunu anlattı.
Gazeteci Mehveş Evin de, olayın medyada yer alış şeklinin yanlış olduğunu, basın kuruluşlarının da kabul ettiklerini ancak kuruluşların bir anlamda kamu görevini yerine getirdikleri savunmasını yaptıklarını dile getirdi. Medyanın cinayet sürecinde çok eleştirildiğini ancak bazı kamu görevlilerinin de yaptıkları açıklamalarla bu yanlışa ortak olduğunu anlattı. Eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın Karabulut ailesi için, "Kızlarına sahip çıksalardı" demecinin ilginç olduğunu dile getiren Evin, cinayetin bu kadar geniş şekilde medyada yer almasının nedenlerinin de anlattı. Evin, cinayetin klasik cinayetlerden farklı olmasını; öldürülen kızın güzel, öldüren gencin de tanınmış bir ailenin ferdi olmasına bağladı.
BABAHAN : "MEDYA BU OLAYIN ÜZERİNE BU KADAR GİTMESEYDİ BELKİ DE FAİL YAKALANMAZDI"
Star Gazetesi Yazarı Babahan ise, olayın insan unsuru ağır basan bir yanı bulunması nedeniyle dikkat çektiğini söyledi. Medyanın bu olayın üzerine bu denli ısrarla gitmemesi durumunda soruşturmanın sonuçsuz kalabileceğini savunan Babahan, "Ben olsam haberi daha geniş kullanmaktan yana olurdum. Çünkü haberin içeriği herkesi empati yaptıracak nitelikte. Herkesin çocuğu, yakını, oğlu, kızı var. Bu nedenle cinayet haberleri her zaman önemlidir." diye konuştu.
Medyanın kullandığı dile mutlaka dikkat etme zorunluluğu bulunduğunu söyleyen Babahan, ancak bu ve benzeri haberlerin belli bir müşterisi olduğunu da anlattı. Medya kuruluşlarını ticari kaygılar taşıyan kuruluşlar olduğunu, bunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyleyen Babahan, haberlerin polis üzerinde baskı unsuru olduğunu savundu. Babahan ayrıca, bu ve benzeri haberlerin her yerde aynı şekilde verildiğini anlattı.
"KENDİ KIZINIZ OLSA BU HABERİ YİNE AYNI ŞEKİLDE Mİ VERİRDİNİZ?....EVET"
Babahan'ın ardından konuşan Dilek Yaraş, Babahan'a dönerek, "Gözümün içine bakarak söyleyin! Kendi kızınız olsaydı bu haberi bu şekilde mi verirdiniz?" diye sordu. Babahan da, "Evet, aynı şekilde yapardım." karşılığını verdi. Babahan, kendi kızı olması durumunda acısını kendisinin yaşayacağını, arkadaşlarının görevlerini yaparak haberi aynı şekilde hazırlayacaklarını söyledi.
Panelin ilerleyen bölümünde sık sık karşı karşıya gelen ikili arasında şu diyalog yaşandı:
Babahan: O zaman gazeteleri kapatalım
Yaraş: Kapatın
Babahan: Siz beğenmiyorsanız gidin vakıflarda çalışın.
Babahan konuşmasında ayrıca, konu ile ilgili medya baskısının emniyet müdürünün değişmesi pahasına gerçekleştiğini savunarak eski emniyet müdürü Cerrah'ın olayı çözme niyetinde olmadığını öne sürdü.