Prof. Dr. İhsan Bal’ın konuşmasından bazı notlar;
o Terörle mücadelede Türkiye’nin içe kapanma, diğer ülkeleri suçlama tarzında bir tavrı vardı. Şuandaki anlayış bu tavırdan uzaklaştı. Artık sonuçlara yanma ve yakınmayı değil problemlerin kökenine inmeyi tavır haline getirdi Türkiye.
o PKK terör örgütünün önemli bir üssü Irak’ta bulunmaktadır. Yeni dönemde Irak’ta tarafları ikna ederek çözme yöntemi uygulanıyor. Bunu yaparken de Türkiye caydırıcı gücünü kullanmayı ihmal etmiyor. Sınır ötesi müdahale yapılacaksa bile bunu ABD ve Irak yönetimini ikna ederek yapmaya çalışıyor. Terör bir sonuçtur. Nedenleri üzerinde durmak lazım.
o Demokratik açılımlar örgütte panik havası yarattı ve Türkiye’deki bazı çevreler de bu panik havasına kapıldı. Demokratik açılımlara rağmen terörün artması milliyetçi çevreler tarafından eleştirildi. Temel argümanları ise: çok fazla taviz verildi, teröristleri şımartıyor, onlara güç veriyor ve sonuç olarak da eylemler artıyor şeklinde. Aslında durum tam tersiydi. Demokratikleşmenin kendilerine olan ihtiyacı azalttığından dolayı eylemlerini artırmışlardı.
o Demokratikleşme sürecinde PKK ve DTP’nin haricindeki Kürt gruplarının sesleri daha gür çıkmaya başladı. Aslında biraz da bunun sonucunda Kürtlerin ekonomik ve sosyal taleplerinin yanında kimlik konusunda da talep ve problemlerinin olduğunun farkına vardık. Son kamuoyu yoklamalarında şu ortaya çıktı ki; Kürtlerin %93’ü bırakın ayrılmayı federasyon bile talep etmiyor. Hâlbuki PKK ve onun gibiler yıllar boyunca bizden hep ayrılma tehdidinde ve şantajında bulunmuşlardı ve biz de böyle bir kaygı taşımıştık. Kürtlerin sesinin örgüt olmadığı da bu şekilde anlaşıldı.
o Türkiye demokratikleşme sürecinde bir şeyi daha fark etti. Bu açılımlar halkın desteğinin artmasına yol açtı. Eskiden hedefin devleti koruma olduğu düşünülürken şimdi halkı korumanın asıl hedef olduğu düşünülüyor. Seçim kampanyaların en önemli desteği belki de ekonomik değil daha fazla demokrasi olacak.
o 3 ay öncesinde DTP açılımları destekliyordu. MHP ve CHP ise açılımların tersine bir politika izlediler, bu açılımların ayrıştırıcı ve bölücü olduğunu iddia ettiler. Demokratikleşme süreci Türkiye’nin AB üyeliği konusundaki iştirakinin artmasıyla hızlanınca AKP başkanı Erdoğan önce CHP ve MHP başkanlarıyla müzakere edip sonra da DTP ile konuşmaya gitti fakat DTP Erdoğan’a muhatap olarak Abdullah Özcalan’ı gösterdi. Süreçte kendinden bekleneni ve yapması gerekeni yapmadı, hükümeti yarı yolda bıraktı.
Katılımcılar: Paul Crompton, Suzy Hansen, Aya Kokaki, Yonca Poyraz, Caleb Lauer, Nuray Uysal, Mehmet Yaman
- 264 defa okundu