21.12.2011
Türkiye’de görev yapan yabancı basın mensuplarının Türkiye’yi daha yakından anlamalarına yönelik olarak düzenlenen “Covering Turkey” toplantılarının 22.si 13 Aralık’ta yapıldı. Konuşmacı “Dersim Dersim” kitabıyla bilinen Yüzleşme Derneği Başkanı Cafer Solgun'du.
Yazar sözlerine “Türkiye’nin önemli yüzleşme konularından birisi Dersim’dir” diyerek başladı. Dersim’de yaşananları iyi analiz etmek için tarihi arka planı ve o güne kadarki süreci iyi bilmenin önemini vurgulayarak, 1924 Anayasası’nın yeni Cumhuriyet’in kendi vatandaşlarına karşı siyasetini belirlediğini ifade etti. “Bu anayasa ile Türkiye’de Müslümanlar Sünni, nüfus ise Türk olarak kabul edildi” dedi.
“Dersim bir İsyan Değildi”
Resmi tarih yazıcılarının Dersim’i bir isyan olarak hafızalara kazıdıklarını ancak bir isyandan asla bahsedilemeyeceğini, devletin zaten Dersim’i cezalandırmak üzere hareket ettiğini dile getiren Solgun, tüm tarihi dokümanların, zamanın bürokratlarının hazırladığı raporların hemen hepsinde Dersim’in Türkiye’nin iç meselesi olarak tanımlandığının altını çizdi.
1938’de bölgenin, devletle işbirliği yapan köyler de dahil olmak üzere, kapsamlı bir operasyona tabi tutulduğunu, hayatta kalanların ise sürgün edildiğini ifade eden Solgun “Dersim 1938 Cumhuriyet’in modernleşme tarihinin karanlık sayfalarından biridir, bu gerçekle yüzleşmek diğer karanlık sayfalarla da karşılaşmanın kapısını açacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.
Konuşmasının ardından gazetecilerin yoğun sorularıyla karşılaşan yazar Cafer Solgun, Başbakan Erdoğan’ın özrünü nasıl değerlendirdiği sorusuna, “Erdoğan’ın özründen mutluyum, çünkü Osmanlı da dâhil olmak üzere devlet geleneğimizde özür dilemek asla yoktur. Devlet hiç hata yapmaz, her türlü yanlıştan uzak olarak görülmüştür. Bu açıdan devletin özür ifade etmesi önemli bir adımdır. Ancak bu tavrın devamını bekliyoruz.” dedi.